Ateistlere Bilimsel Sorular

31. Büyük Patlama’dan Önce:
Bilimsel verilere göre, Evren bir başlangıç noktasına sahip. Büyük Patlama’dan önce ne vardı? Eğer zaman ve mekân Evren’le birlikte başladıysa, bu başlangıç noktasından önce madde de yoktu. Peki maddenin çıkışını yoklukla mı açıklayacaksın? Bu “yokluk” dediklerinin bir potansiyel, bir enerji deposu gibi çalışıp Evren doğurabilmesini neyle gerekçelendireceksin? Eğer hiçbir şey yoksa, varlık neden ve nasıl ortaya çıktı? Bu boşluğu “bilimsel” bir yaklaşımla nasıl dolduracaksın?


32. Düzensizlikten Düzen:
Termodinamiğin ikinci yasası, sistemlerde düzensizliğin (entropi) zamanla arttığını söyler. Eğer başlangıçta kaotik bir enerji yığını varsa, böylesi bir karmaşa nasıl oldu da ince ayarlı, düzenli ve kompleks bir Evren’e dönüştü? Tesadüfler, normalde düzeni bozması gerekirken nasıl oldu da kusursuz fizik kanunlarını, hassas kozmik sabitleri ve yaşamı mümkün kılan koşulları sahneye getirdi? Bu tablonun ardında bilinçli bir düzenleyici olmadığını iddia etmek, bilime rağmen mantığını zorlamaya devam etmek değil midir?


33. DNA’daki Bilgi Yüklü Yapı:
DNA, canlıların genetik bilgisini taşıyan muazzam bir kütüphanedir. Rastgele mutasyonlar, yanlış yazılmış harfler, anlamsız dizilimler üretir; ama DNA’daki kusursuz kodlama, anlamlı bir dil gibi işliyor. Anlamsız harf yığınları bir roman oluşturamaz; peki anlamsız mutasyonlar nasıl böylesine kusursuz bir yaşam şifresini inşa etti? Bu harikulade kodun bilinçli bir Kodlayıcı’ya işaret etmesi gerekmez mi?


34. Gözdeki İnce Ayar:
İnsan gözü karmaşık bir kamera sisteminden daha hassas, daha sofistike bir organ. Milyonlarca yıl süren kör mutasyonların, hedefsiz doğal seçilimin böylesi muhteşem bir organı adım adım kusursuzlaştırdığını iddia etmek inandırıcı mı? Rastgele değişiklikler, karmaşık bir mühendislik harikasını nasıl üretir? Göz, sadece görme işleviyle değil, renk ayırt etmeden derinlik algısına kadar muazzam bir tasarım sergiliyor. Bu tasarım bilinci olmadan hangi mekanizma ile ortaya çıktı?


35. Evrenin Genişlemesi ve Başlangıcı:
Evrenin genişlediğini biliyoruz, bu da geçmişte daha yoğun ve sıkışık olduğu anlamına geliyor. Zamanı geriye sardığımızda, tekillik noktasına geliyoruz. Bu başlangıç anını salt “tesadüfle” açıklamak, mantıksal bir tatmin sunuyor mu? Tesadüf dediğin nedir, bir fail midir, bir planlayıcı mıdır? Plansız ve şuursuz bir “olay” nasıl her şeyi doğru oranlarda düzenleyip Evren’i başlattı?


36. Beyin Faaliyetlerinin Ötesi:
Bilinci sadece nöron faaliyetlerine indirgeyemiyoruz. Ruh, benlik, öz farkındalık gibi kavramlar, sırf elektriksel impulslarla açıklanamaz. Madde ötesi bir boyutu inkâr ettiğinde, deneyimlediğimiz aşkın farkındalığı nasıl izah ediyorsun? Beyin, aklın mekanı olabilir, ama aklı yaratan, anlamı kuran nedir? Eğer madde her şeyi açıklıyorsa, madde dışı gibi görünen bu fenomenler neyin ürünü?


37. Hücredeki Mükemmel Uyum:
Tek bir hücrede bile milyonlarca kimyasal reaksiyon tam zamanında, doğru şekilde, kusursuz bir organizasyonla gerçekleşir. Rastgele mutasyonlar, ne olduğunu bile bilmeden böyle bir orkestrasyon kurabilir mi? Bu muazzam koordinasyon, belirli bir planlama, yönetme ve yönlendirme olmadan oluşabilir mi? Bu incelikli sistem, bir planlayıcıyı, bilinçli bir Yaratıcı’yı göz ardı edersen nasıl anlaşılacak?


38. İlk Canlının Ortaya Çıkışı:
İlk canlının oluşumu, proteinler, nükleik asitler ve diğer kompleks moleküllerin rastlantısal dizilimlerine mi dayanır? Bu derece karmaşık, kendini kopyalayabilen, hataları düzeltebilen bir sistemin, tamamen şuurdan yoksun kimyasal süreçlerle “kendiliğinden” teşekkül etmesi ne kadar akla yatkın? Bu varsayım, aslında bir mucize beklentisi değil de nedir? Madem mucizeleri reddediyorsun, bu mucizeyi neden kabul ediyorsun?


39. Ölümden Sonra Hayat ve Bilim:
Bilim, fiziksel âlemde ölçebildiği olgularla ilgilenir. Ölümden sonra hayat fiziki ölçüm aletlerinin alanında değildir. Bu durumu bilimsel olarak çürütemezsin, çünkü ölçüm metotların bu alanın ötesinde. O hâlde bilim adına “ölümden sonra hiçbir şey yok” demek bilgiye değil inanca dayanır. Maddi sınırların dışındaki gerçeklikleri sırf ölçemiyorsun diye reddetmek, bilimin iddiasını aşıp önyargıya dönüşmez mi?


40. İlk Canlının Enerji Kaynağı:
Evrim çeşitliliği açıklamaya çalışsa da ilk canlının varlığını ve onu hayatta tutacak enerji akışını nasıl açıklayacak? Kendiliğinden oluşmuş bir protosel, hangi bilince dayanarak enerji kullanım mekanizmalarını geliştirdi? Maddi ve şuursuz süreçler, hedefe yönelik enerji yönetimi, beslenme, atık atma gibi sistemleri nasıl planladı? Bu kusursuz planın arkasında kör tesadüf yerine bilinçli bir Kudret görmek daha rasyonel değil mi?