Ateistlere Zorlayıcı Sorular
91. Sınırlı Aklın Sınırsızı Kavraması:
İnsan aklı sınırlıysa, sınırsız olanı kavrayamazsa, bu sınırsızlığa dair düşünceleri neden var? Sadece anlayamadığın için aşkın gerçeği inkâr etmek haklı mı? Belki de aklın, sınırsızı gösteren bir işaret levhası işlevi var. Bu levhayı görmezden gelerek gerçeği bulabilir misin?
92. Nihai Adaletin Yokluğu:
Tanrı yoksa, zulüm gören masumların adalet beklentisi nerede karşılanacak? Tarih boyunca korkunç zulümler yapanların cezasız kalması, içimizdeki adalet arayışını boşa çıkarmaz mı? Bu boşluğu nasıl dolduracaksın?
93. Ölümden Sonra Hayat Bilgisi:
Ölümden sonra hayat olup olmadığını bilmiyorsun. Bu bilinmezliği nasıl mutlak bir yokluğa indirgersin? Belki de ölüm, başka bir boyuta açılan kapıdır. Bilmiyorsan, inkâr etmek hangi aklî zemine dayanıyor?
94. Dinlerin Hayat Amacı Sunması:
Din, insana tutarlı bir hayat amacı, anlamlı bir çerçeve sunuyor. Ateizm neden aynı tatmini sunamıyor? Bu mantıklı yapının kaynağı ne, sırf tesadüf mü? Belki de dinler, ilahi bir gerçeği yansıttığı için bu kadar mantıklı geliyor.
95. Ateizmin Mutlak Doğruları:
Ateizmde mutlak doğrular varsa, bunları nereden alıyorsun? Her şeyi materyal evrene indirgediğinde, mutlaklığı nerede bulacaksın? Göreceli bir dünyada mutlaklık iddiası, kendi içinde bir çelişki doğurmaz mı?
96. Anlam Arayışı Neden Sürekli?:
Neden insan anlam arayışından vazgeçmiyor? Binlerce yıldır süren bu arayış boşuna mı? Bu sürekli talep, bir kaynağı, bir karşılığı, bir ilahi gönderimi olduğunu göstermiyor mu? Yoksa bu kadar yaygın, derin ve köklü bir eğilimi görmezden mi geleceksin?
97. Özgür İrade ve Kimya:
Özgür iradeyi kimyasal tepkimelere indirgeyince, sorumluluk, suç, erdem, günah kavramları anlamsızlaşır. Bu durumda toplumsal düzen neye dayanır? Ahlaki yargılar nasıl kurulur? Eğer her şey kimyasal determinizmse, özgürlük ve iradeden nasıl söz edebiliriz?
98. Sonsuz Evren Fikri:
Sonsuz evren fikri, akıl ve mantıkla nasıl uyuşuyor? Sonsuzluk anlayışı zihinleri aşkın bir varlığa yöneltmez mi? Sonsuz evren yerine sonsuz kudret sahibi bir Yaratıcı fikri daha tutarlı değil mi?
99. İnsan Bilincinin Asıl Kaynağı:
İnsan bilincini tamamen maddi süreçlere indirgediğinde, onu açıklayamıyorsan, inkâr mı edeceksin? Bu inkâr, gerçeği yansıtıyor mu yoksa bir çaresizlik mi? Belki de bilinç, maddenin ötesinde bir hakikate açılan bir pencere.
100. Evrenin Yoktan Var Olmadığı İddiası:
Evrenin yoktan var olmadığını kanıtlamak için neye dayanacaksın? Eğer evreni ebedi sayarsan, bilimsel verilerle çatışırsın; eğer sonradan var oldu dersen, bu varoluşu ne açıklayacak? İlahî bir müdahaleyi reddetmek, seni imkansız senaryolara inanmaya iterek aslında bir tür kör inanç haline gelmiyor mu?
Son Soru:
Tüm bu soruların ışığında, varlığı açıklamaktan ahlaka, anlam arayışından bilginin kaynağına, insandaki sonsuzluk özleminden evrenin başlangıcına kadar uzanan geniş yelpazede eğer “hiçlikten gelen bir anlam”, “tesadüften doğan bir düzen”, “kör maddeden fışkıran bilinç” ve “aşkın bir ölçüte dayanmayan ahlak” görüşlerini rasyonel ve tutarlı bir şekilde savunamıyorsan, bütün inkârlarına rağmen belki de en baştan kaçtığın gerçeğin kapısını çalmayı, o hakikati kabul etmeyi ve kendinle yüzleşmeyi ne engelliyor?
